Günümüzde açlık çeken insanların bulunduğu ülke ya da bölgeler bulunmaktadır. Açlık çekilen bölgeler; savaş, iklim değişikliği ve kuraklık gibi tabii sebepler, yanlış tarım politikalarndan kaynaklanmaktadır. Diğer taraftan yoksulluk, endüstriyel gıda sistemi ve ülkelerin kaynaklara erişimde doğru politikaları olmamaları da önemli faktörlerdendir. Gıda hakkı, aç kalmama olarak temel insan hakkı olup, diğer haklarla doğrudan ilişkilidir. Sağlıklı beslenme hakkı ise, insanların zararlı maddeler taşımayan, sağlığına uygun gıdaya erişim ve sürdürülebilirliğin olduğu haktır. Sağlıklı beslenme hakkının yükümlüsü ise devlettir. Devlet, tebaasının aç kalmaması için, yeterli, sağlıklı ve erişilebilir gıdayı sağlamalıdır. Sağlıklı beslenme hakkı, 1948 yılında kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirisinde tanınan ve sonrasında 1966 yılında imzalanıp, 1976 yılında yürürlüğe giren Ekonomik Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi’nde (ESKHUS) tanımlanmasına rağmen, uzun bir süre devletler tarafından ihmal edilmiştir. Gıda sorunun temelinde, uygulanan yanlış politikalar yanı sıra, devletlerin gıda hakkının korunmasında uluslararası hukuktan doğan yükümlülüklerini yerine getirmekteki isteksizlikleri ve uluslararası toplumun sorunun çözümüne ilişkin olarak iş birliği yükümlülüğünü yerine getirmedeki yetersizlikleri görülmektedir. Bununla birlikte, açlık sorunu en çok kadınlar, çocuklar, yerli haklar, tarım işçileri, küçük çiftlik sahipleri, yaşlılar ve engelliler gibi toplum içindeki zayıf ve dezavantajlı grupları etkilediği görülmektedir; bu grupların dezavantajlı durumlarının ortadan kaldırılması için özel ve acil önlemler alınmalıdır.
Qiymətləndir